9 Aralık 2009 Çarşamba
Bilmemiş özlemeyi hiç...
İçinde yokluğunu hissetmek derin bir acıymış ve asla adlandıramayacağın duygularmış. Özlemek tuhaf birşeymiş. bu zamana kadar hiç özlem çekmemiş bu beden bu ruh. Bilememiş yitirme olgusunu. Hep kandırır olmuş kendini ve hep kandığını sanmış. Öyle anlar gelmiş ki kendine bile uzak kalmış... Bilmemiş bu ruh bu beden özlemeyi hiç ...
31 Ekim 2009 Cumartesi
26-10-2009 02:30
Kelimenin tükenipte aslında cümlenin kurlamadığı yerdeyim, yerdeyiz... Hep hayatın bir sonu vardır aslında yaşadığımız herşeyin ama hep kondurmayız sonları yaşamımıza ... Başlangıçları hep alırız ama sonlandırmları yapamayız. Zaman denen kavram kendini tükettiğinde alır götürür başlangıçları sona doğru.
Ne de zordur başlangıcını başlatan parçanın yok olması son bulması zamanının ... Bir yanın eksik kalır. Hele ki çaresizlikle son bulmuşsa dahada acıdır... Karşılaştığın son nokta
soğuk ve sessiz bir beden, canlanan anılar...
Nur içinde yat babam...
Ne de zordur başlangıcını başlatan parçanın yok olması son bulması zamanının ... Bir yanın eksik kalır. Hele ki çaresizlikle son bulmuşsa dahada acıdır... Karşılaştığın son nokta
soğuk ve sessiz bir beden, canlanan anılar...
Nur içinde yat babam...
24 Eylül 2009 Perşembe
jelebonlar ve faturalar
Fıkra gibi bir aileye sahibim bendeki garip olayların alt zemini bu işte :D
Olay aynen şöyle cereyan etti :)
Kredi kartı borçlarımıkapatmak için krediye başvurdum. Eve büyük bir oh çekerek girdim. Anne yaşasın borcum bitti bankayıda ufak ufak ödeyeceğim. İyi olmuş kızım dedi sinsi bir gülümsemeyle. :) Neyse ben herşeyden habersiz ertesi gün işime gittim. Evet buraya kadar herşey normal. Çantamı bir açtım. Canım annem 3 jelibon 3 fatura koymuş çantama :D bünyemdeki tuhaflıklar için çocukluğuma inmeye gerek yok :D
muzip annem benim ya :)
Olay aynen şöyle cereyan etti :)
Kredi kartı borçlarımıkapatmak için krediye başvurdum. Eve büyük bir oh çekerek girdim. Anne yaşasın borcum bitti bankayıda ufak ufak ödeyeceğim. İyi olmuş kızım dedi sinsi bir gülümsemeyle. :) Neyse ben herşeyden habersiz ertesi gün işime gittim. Evet buraya kadar herşey normal. Çantamı bir açtım. Canım annem 3 jelibon 3 fatura koymuş çantama :D bünyemdeki tuhaflıklar için çocukluğuma inmeye gerek yok :D
muzip annem benim ya :)
24 Ağustos 2009 Pazartesi
Akapunturcu
Lise son sınıfta hayatımdaki ilk rejim girişimi daha doğrusu kendimi taşıyamadığımın ilk farkına varmamla birlikte çok revaşta olan akapunturu denemek istedim. Beraber hem okuyup hemde staj gördüğüm kadim daim herbirşeyim olan Yurdoşum'la Pazartesi iş çıkışı tutyoruz akapunturcunun yolunu.
Akapunturcu çekik gözlü Çin"limi yoksa Japon mu diye bir türlü karar vermediğimiz, dişleri tuvalet taşını andıran (evet kötü bir benzetme oldu :) ), çok az Türkçesi olan, bir doktordu ( Doktor olduğuna hala inanamamışımdır).
Evet şimdik bu akapunturcu Çinle Japon karışımı doktor yapıştırdı kulağıma ineleri verdi 1000 kalorilik diyeti otla beslenen bir tür oldum :). Baktık gördük diet süper gidiyor bende azim var ilk hafta 3 kg civarında verdim. Yurdoşumla birlikte giriyoruz bu arada muayeneye bir iki böyle derken adamın beni zayıflatma amacı arkadaşıma kur yapma üzerine yoğunlaşmış olarak devam etmeye başladı. :) Bir muayeneye girmedi arkadaşım dışarda bekliyor. Hem bana sordu arkadaşın nerede diye hem de kapıyı açık tuttu doktor bozuntusu akapunturcu. Yurdoşumda ödelekmi ödelek ondan bu kadar iyi anlaşıyoruz zaten :D. İçeri girmedi arkadaşım ama acayip ürktü. Sonra 4. ya da 5. hafta yine girmedi. Arkadaşım bu sefer bana sormakla yetinmeyip arkadaşımı muayene odasına davet etti . Benim korkak arkadaşım yok gelmiycem diye bir tepki verdi ama yüzü tambir hayalet görmüşe döndü bembeyazdı :D. Neyse yurdanurda içeri girmedi diye akapunturcumunda morali bozuldu. İğnelerimi taktı hemen gönderdi beni. Bu işlem bittikten sonra yüzü bembeyaz olan arkadaşım bana dönerek
- Hicoşum kusura bakma iyide kilo verdin ama ben bir daha buraya gelmem dedi.
(Hani ona ne var sanki diye tepki versemde bende tırsıyorum adamın tipinden ama doktor ya işte birde küçüklüğün vermiş olduğu cahillikle birşey olmaz diyoruz. )
Son olarak evin yolunu tuttuk yürüyoruz. Birden ne olduğunu anlayamadım arkamızdan gelen bir koşma sesi duydum ve hemen ardından havada uçuşan poşetler akapunturcu geliyor diye çığlıkla birlikte kaçan bir kız evet bunları yapan Yurdoşumdu. Noldu Yurdanur dur dediğimde hala akapunturcu geliyor diye bağırıyordu o kadar korkmuştu ki. yok dediğimde bile inanmakta zorlandı. Sonra biraz toparlandı ve arkasına dönüp baktığında 3 yaşında bir çocuğun ablasıyla abisine koşma çabasını gördüğünde, mütiş bir kahkaha attık. Abla ile abi ne olduğunu anlayamadılar bize deli gözü ile bakıyorlar. Ama Yurdanurun yüzünde hala o korku ifadesi ile gülmesi görülmeye değerdi. Bu arada ufaklığın da kariyerini belirlemiş olduk üç yaşında :D ve benim zayıflama hayalleride o uçuşan poşetlerle birlikte uçtu gitti.
Akapunturcu çekik gözlü Çin"limi yoksa Japon mu diye bir türlü karar vermediğimiz, dişleri tuvalet taşını andıran (evet kötü bir benzetme oldu :) ), çok az Türkçesi olan, bir doktordu ( Doktor olduğuna hala inanamamışımdır).
Evet şimdik bu akapunturcu Çinle Japon karışımı doktor yapıştırdı kulağıma ineleri verdi 1000 kalorilik diyeti otla beslenen bir tür oldum :). Baktık gördük diet süper gidiyor bende azim var ilk hafta 3 kg civarında verdim. Yurdoşumla birlikte giriyoruz bu arada muayeneye bir iki böyle derken adamın beni zayıflatma amacı arkadaşıma kur yapma üzerine yoğunlaşmış olarak devam etmeye başladı. :) Bir muayeneye girmedi arkadaşım dışarda bekliyor. Hem bana sordu arkadaşın nerede diye hem de kapıyı açık tuttu doktor bozuntusu akapunturcu. Yurdoşumda ödelekmi ödelek ondan bu kadar iyi anlaşıyoruz zaten :D. İçeri girmedi arkadaşım ama acayip ürktü. Sonra 4. ya da 5. hafta yine girmedi. Arkadaşım bu sefer bana sormakla yetinmeyip arkadaşımı muayene odasına davet etti . Benim korkak arkadaşım yok gelmiycem diye bir tepki verdi ama yüzü tambir hayalet görmüşe döndü bembeyazdı :D. Neyse yurdanurda içeri girmedi diye akapunturcumunda morali bozuldu. İğnelerimi taktı hemen gönderdi beni. Bu işlem bittikten sonra yüzü bembeyaz olan arkadaşım bana dönerek
- Hicoşum kusura bakma iyide kilo verdin ama ben bir daha buraya gelmem dedi.
(Hani ona ne var sanki diye tepki versemde bende tırsıyorum adamın tipinden ama doktor ya işte birde küçüklüğün vermiş olduğu cahillikle birşey olmaz diyoruz. )
Son olarak evin yolunu tuttuk yürüyoruz. Birden ne olduğunu anlayamadım arkamızdan gelen bir koşma sesi duydum ve hemen ardından havada uçuşan poşetler akapunturcu geliyor diye çığlıkla birlikte kaçan bir kız evet bunları yapan Yurdoşumdu. Noldu Yurdanur dur dediğimde hala akapunturcu geliyor diye bağırıyordu o kadar korkmuştu ki. yok dediğimde bile inanmakta zorlandı. Sonra biraz toparlandı ve arkasına dönüp baktığında 3 yaşında bir çocuğun ablasıyla abisine koşma çabasını gördüğünde, mütiş bir kahkaha attık. Abla ile abi ne olduğunu anlayamadılar bize deli gözü ile bakıyorlar. Ama Yurdanurun yüzünde hala o korku ifadesi ile gülmesi görülmeye değerdi. Bu arada ufaklığın da kariyerini belirlemiş olduk üç yaşında :D ve benim zayıflama hayalleride o uçuşan poşetlerle birlikte uçtu gitti.
22 Ağustos 2009 Cumartesi
michael jackson rüyalarımda
Bir yeni rüyamla daha sizlerleyim:)
Bu seferde Allah rahmet eylesin Michael Jackson girdi rüyama *_*
Michael abi bizim yatak odasında yatıyor üzerinde dans kıyafetleri, gözlükleri dansa hazır bir şekilde saçlar falan karmakarışık bir mum yapıyorum. beyaz üzerinde değişik figürleri olan odasına giriyorum uyanıksa şaheserimi göstereceğim :) Ypatığım sanat eserine bayıldı. Beraber yaktık mumu ve sonrada üfledik. Birden evde seslendirme cihazları varmış onlar çalışmaya başladı. Müzik çalıyor. şaşırdık galipten sesler mi gelmeye başladı diye ikimizde korktuk sonrada kapattık. Ben dışarı çıktım. şaheserlermi göstermek üzere yağmur altında kaldım ve sonrada uyandım. Aslında O müzik çaldığında kalkıp oynamasını beklerdim ama :) demekki hayal gücüm o sıra onu üretemedi :)
Bir sonraki rüyada buluşmak dileği ile
Sağlıcakla kalın aman yağmur altında kalmayın :)
Bu seferde Allah rahmet eylesin Michael Jackson girdi rüyama *_*
Michael abi bizim yatak odasında yatıyor üzerinde dans kıyafetleri, gözlükleri dansa hazır bir şekilde saçlar falan karmakarışık bir mum yapıyorum. beyaz üzerinde değişik figürleri olan odasına giriyorum uyanıksa şaheserimi göstereceğim :) Ypatığım sanat eserine bayıldı. Beraber yaktık mumu ve sonrada üfledik. Birden evde seslendirme cihazları varmış onlar çalışmaya başladı. Müzik çalıyor. şaşırdık galipten sesler mi gelmeye başladı diye ikimizde korktuk sonrada kapattık. Ben dışarı çıktım. şaheserlermi göstermek üzere yağmur altında kaldım ve sonrada uyandım. Aslında O müzik çaldığında kalkıp oynamasını beklerdim ama :) demekki hayal gücüm o sıra onu üretemedi :)
Bir sonraki rüyada buluşmak dileği ile
Sağlıcakla kalın aman yağmur altında kalmayın :)
20 Ağustos 2009 Perşembe
nefes almak özgürlükmüş meğer ...
Hayat kısaymış meğer, içinden ne geliyorsa yapman gerekirmiş,
Bağırmak, haykırmak, kimsenin dediğini takmamak gerekirmiş,
Zamana ayak uydurmaya çalışmamak, zamanı hayatına uydurmaya çalışmak gerekirmiş :)
Ufak tebessümmler değil bol bol kahkahlarla gülmek ,
kendinle dalga geçirmek gerekirmiş,
nefes almak özgürlükmüş meğer ve bunu bilmek gerekirmiş ...
Bağırmak, haykırmak, kimsenin dediğini takmamak gerekirmiş,
Zamana ayak uydurmaya çalışmamak, zamanı hayatına uydurmaya çalışmak gerekirmiş :)
Ufak tebessümmler değil bol bol kahkahlarla gülmek ,
kendinle dalga geçirmek gerekirmiş,
nefes almak özgürlükmüş meğer ve bunu bilmek gerekirmiş ...
17 Ağustos 2009 Pazartesi
Yaşam Göçü...
10 yıl önce bugün saat 03:02 de yaklaşık 45 saniye de yaşanan yaşam göçü...
Kimileri evlatlarını kimileri analarını babalarını kimileri herşeyini kaybetti o 45 saniyede
Ufak bir çocuğun hayaliydi gece yatarken yarın oyuncaklarıyla oynamak, üzerine yığılan beton parçası ne oyuncaklarını bıraktı ne de annesini, babasını, kardeşini...
bu yazıda yarım kalsın tıpkı o yaşamlar gibi.
Kimileri evlatlarını kimileri analarını babalarını kimileri herşeyini kaybetti o 45 saniyede
Ufak bir çocuğun hayaliydi gece yatarken yarın oyuncaklarıyla oynamak, üzerine yığılan beton parçası ne oyuncaklarını bıraktı ne de annesini, babasını, kardeşini...
bu yazıda yarım kalsın tıpkı o yaşamlar gibi.
15 Ağustos 2009 Cumartesi
Figarooo Figaraoo
Sevgili blog herşeyi en uç noktalarda yaşayan ben ya hep ya hiç felsefesi ile yeni bir mesleki hayali sunuyorum :) (hala kendimi bulmadığımı düşünüyorlar :D evet doğru hayallerimle varımben ;) )
Babamla iyi olduğu bir gün beraber şarkı söyledik birde videoya kaydettik :) (Kendisi müzisyen olduğundan ha bire benimde o tarz şeylerle ilgilenmemi ister. Kızım bak parmakların çok iyi 90 dereceesniyor çok iyi klavye kullanabilirsin. Nefesin çok kuvvetli yorulmuyor ama eğitime ihtiyacın var der durur... ) videoyu izlyoruz. Senin çok mikrofonik bir sesin var dedi bana ve seisn çok iyi ama biraz eğitime ihtiyacın var nefesleri doğru alsan oktavı yüksek dedi ( belkide kargaya yavrusu kuzgun gözükür durumu :) ). Bende tamam dedim eğitecemseismi hatta bu sene konservatuar sınavlarına yine gireyim. Opera blümüne yazılayım ( o sahnede beni çok kasıyor tiyatro bölümü için gittiğimde adımı bile unutmuştum :D yapamıcam deyip aşağı inivermiştim :D ) deidm :) han buraya kadar belkim herşey normal sesimi duymayanlar için belki o potansiyelin olduğunu düşünüyıorlar hala :D
Dedim ben profesynel hayata geçtim. Şimdik gösteri hayalimi anlatıyorum:)
Önde ben şöyle etekli papyonlu frak beyaz gömlek ben bağırdıkça göbeğim açılıyor diyaframdan gömlek bedenime göre küçük kalmış olacak büyük ihimalle de büyüğünü bulamamış olacam:D (terzimi bulamıyon abla diyenlere sevmiyorum diktirmeyi kardeşim :) ) Arkamda AHIR KAPI Roman orkestrası ben bağırıyorum figarooo figaroo diye izleyici kitlem görünüşte kokona hatunlar, beyefendi gözüken adamlar. Büyük ihrtimalle çoğu uyukluyor olacak :) tam figarooo derken çal bakalım ordan bir 9 /8 diyorum :D başlıyorum oynamaya "hicran's of the dance" :D oluyor birden hicran opera konuklar uyanıyor Bu hayalde burada sona eriyor...
başka meslek aşkları hayali ile yanıp tutuştuğumda yine paylaşacağım
(bunlardan bende çok var oooo :D )
Babamla iyi olduğu bir gün beraber şarkı söyledik birde videoya kaydettik :) (Kendisi müzisyen olduğundan ha bire benimde o tarz şeylerle ilgilenmemi ister. Kızım bak parmakların çok iyi 90 dereceesniyor çok iyi klavye kullanabilirsin. Nefesin çok kuvvetli yorulmuyor ama eğitime ihtiyacın var der durur... ) videoyu izlyoruz. Senin çok mikrofonik bir sesin var dedi bana ve seisn çok iyi ama biraz eğitime ihtiyacın var nefesleri doğru alsan oktavı yüksek dedi ( belkide kargaya yavrusu kuzgun gözükür durumu :) ). Bende tamam dedim eğitecemseismi hatta bu sene konservatuar sınavlarına yine gireyim. Opera blümüne yazılayım ( o sahnede beni çok kasıyor tiyatro bölümü için gittiğimde adımı bile unutmuştum :D yapamıcam deyip aşağı inivermiştim :D ) deidm :) han buraya kadar belkim herşey normal sesimi duymayanlar için belki o potansiyelin olduğunu düşünüyıorlar hala :D
Dedim ben profesynel hayata geçtim. Şimdik gösteri hayalimi anlatıyorum:)
Önde ben şöyle etekli papyonlu frak beyaz gömlek ben bağırdıkça göbeğim açılıyor diyaframdan gömlek bedenime göre küçük kalmış olacak büyük ihimalle de büyüğünü bulamamış olacam:D (terzimi bulamıyon abla diyenlere sevmiyorum diktirmeyi kardeşim :) ) Arkamda AHIR KAPI Roman orkestrası ben bağırıyorum figarooo figaroo diye izleyici kitlem görünüşte kokona hatunlar, beyefendi gözüken adamlar. Büyük ihrtimalle çoğu uyukluyor olacak :) tam figarooo derken çal bakalım ordan bir 9 /8 diyorum :D başlıyorum oynamaya "hicran's of the dance" :D oluyor birden hicran opera konuklar uyanıyor Bu hayalde burada sona eriyor...
başka meslek aşkları hayali ile yanıp tutuştuğumda yine paylaşacağım
(bunlardan bende çok var oooo :D )
11 Ağustos 2009 Salı
ya bilinmezlik varsa ?
karanlıklar bastığında korkarım hep.
Ama her korktuğumda gözümü kaparım .
Korkunun üzerine giderek yenmekmidir bu durum acaba
Ya da ufak bir çocuk edasıyla kısas a kısas durumu mu bu
"hıh madem karanlık senden korkuyorum o zaman gözümü kaparım en azından o benim kendi karanlığım. bilirim oradan ne geleceğini ...
Bazen korkuya bile sığınmak bilmekten geçermiş meğer
ya bilinmezlik varsa ?
Ama her korktuğumda gözümü kaparım .
Korkunun üzerine giderek yenmekmidir bu durum acaba
Ya da ufak bir çocuk edasıyla kısas a kısas durumu mu bu
"hıh madem karanlık senden korkuyorum o zaman gözümü kaparım en azından o benim kendi karanlığım. bilirim oradan ne geleceğini ...
Bazen korkuya bile sığınmak bilmekten geçermiş meğer
ya bilinmezlik varsa ?
HAyata ufak tefek çemkirmeler..
Sen hep istediğin olsun istersin.
Çünkü bencilsin !
Aceleyle bir yola çağırdın beni
Ayakkabılarımı bile giymeme izin vermedin
Ne acelimiz vardı hayat Ne acelmiz
Ve aceleci hayat başladı zorlu yolculuk.
Önümde bir sürü yol olmasına karşın
Senin çizdiğin yol belliydi
Ama sonuç değişmeyecekti
Ne yaşatırsan yaşat Doğmuşsam Ölecektim.
Evet hayat
Çakıl taşları, ufak tefek tökezlemeler
Şimdide bir kaya ve üzeri dikenli
Keşke ayakkabılarımı giymeme izin verseydin
Şimdi tırmanırken ayaklarım kanıyor
Biliyorum hayat
Şimdi çok canım yanıyor
senin yoldaşın olan zaman
ilk önce kanı durduracak
sonra kabuk bağlayacak
ve geçmeye başlayacak yaralar
ama unutma zaman
HER ZAMAN İZİ KALACAK ...
Çünkü bencilsin !
Aceleyle bir yola çağırdın beni
Ayakkabılarımı bile giymeme izin vermedin
Ne acelimiz vardı hayat Ne acelmiz
Ve aceleci hayat başladı zorlu yolculuk.
Önümde bir sürü yol olmasına karşın
Senin çizdiğin yol belliydi
Ama sonuç değişmeyecekti
Ne yaşatırsan yaşat Doğmuşsam Ölecektim.
Evet hayat
Çakıl taşları, ufak tefek tökezlemeler
Şimdide bir kaya ve üzeri dikenli
Keşke ayakkabılarımı giymeme izin verseydin
Şimdi tırmanırken ayaklarım kanıyor
Biliyorum hayat
Şimdi çok canım yanıyor
senin yoldaşın olan zaman
ilk önce kanı durduracak
sonra kabuk bağlayacak
ve geçmeye başlayacak yaralar
ama unutma zaman
HER ZAMAN İZİ KALACAK ...
Songül'ü de Suriye'ye gönderdim :)
Evet ben çok gezdim hindistan venüs falan şimdik sıra arkadaşlarıma beleş tatil yaptırtma vkti geldi. E tabiiki rüyalarımda :D
Bir arkadaşım (Songülcüm ) bana telefon açıyor Suriye'ye gititm ben diye. Ne istiyorsun diye soruyor ? "Sen gel yeter" diyorum sonra birden bir otobüsün içinde oluyoruz; arkadaşım, ben, eşi varmış ama yüzlerini görmüyorum adam bize fıstık dağıtıyor. Çok meşhurmuş olaralarda sonra çok susamışız adam bize su verecek diyor ki bak ilk 10 dakikada 1 şişe alırsın ama eğer bitiremezsen ikinci 10 dakikaya girersen 2 şişe parası verirsin diyor. Ya diyorum sen merak etme ben onu içerim ... Böylece bir seyat ettik ama ben suriye sınırlarına girdiimmi bilmiyorum. :D Ama Songülcüm seni soktum te oralara :)
Hadi şekerim iyi tatiller iyi yolculuklar Songülcüm bir dahaki rüyada buluşmak üzere .... :D
Bir arkadaşım (Songülcüm ) bana telefon açıyor Suriye'ye gititm ben diye. Ne istiyorsun diye soruyor ? "Sen gel yeter" diyorum sonra birden bir otobüsün içinde oluyoruz; arkadaşım, ben, eşi varmış ama yüzlerini görmüyorum adam bize fıstık dağıtıyor. Çok meşhurmuş olaralarda sonra çok susamışız adam bize su verecek diyor ki bak ilk 10 dakikada 1 şişe alırsın ama eğer bitiremezsen ikinci 10 dakikaya girersen 2 şişe parası verirsin diyor. Ya diyorum sen merak etme ben onu içerim ... Böylece bir seyat ettik ama ben suriye sınırlarına girdiimmi bilmiyorum. :D Ama Songülcüm seni soktum te oralara :)
Hadi şekerim iyi tatiller iyi yolculuklar Songülcüm bir dahaki rüyada buluşmak üzere .... :D
10 Ağustos 2009 Pazartesi
Büyüyormuyum ben ...
Baba büyüyormuyum ben ?
Sanki ufak kızın omzuna bir dünya yüklenmiş
Sanki küçük kız acımasız hayatın içine dalmış.
Baba büyümek bu mu?
Hani ilk kez şiir yazmıştım bire gidiyordum
bana çiçeklibir defter almıştın buna yaz demiştin
herşeyi yazmışım seni annemi kardeşimi kediyi köpeği ama hayatı yazmamamışım ...
O zaman bilememişim büyümeyi
Bu kız hala küçük
Annesinin kokusunu hiçbirşeye değişmeyen
Kardeşi ile hala saç baş yoluşan :)
Babasına cazgırlık yapan küçük cadaloz ...
Eğer büyümek çaresizlikse
Ben büyümek istemiyorum
Sanki ufak kızın omzuna bir dünya yüklenmiş
Sanki küçük kız acımasız hayatın içine dalmış.
Baba büyümek bu mu?
Hani ilk kez şiir yazmıştım bire gidiyordum
bana çiçeklibir defter almıştın buna yaz demiştin
herşeyi yazmışım seni annemi kardeşimi kediyi köpeği ama hayatı yazmamamışım ...
O zaman bilememişim büyümeyi
Bu kız hala küçük
Annesinin kokusunu hiçbirşeye değişmeyen
Kardeşi ile hala saç baş yoluşan :)
Babasına cazgırlık yapan küçük cadaloz ...
Eğer büyümek çaresizlikse
Ben büyümek istemiyorum
elindekilerin bir bir yok olması ...
Varlığını bildiğin ve az zamanı kaldı artık elinde değil dediğin ya da belkide senin ondan daha az zamanın var dediğin durumdur kaybetmenin tanımı belki bana göre hep derim " kaybetmek kazanmaktır" diye bu sefer dökülemiypor dilimden böyle cümleler. Meğer hiç bilmezmişim "ateş sadece düştüğü yeri yakar" sözünü anlamazmışım. Yüreğinin derinlerinde hiç acı hissetmememişim bu kadar. Beklememişim hiç bu kadar yaşamdan mucize. Hiç zor olmamış bu kadar zaman hemde hiç! ilk kez kaybetmeyi bu kadar beklemişim. İlk kez bu kadar çaresiz kalmışım. İlk kez yaşam bu kadar ağır gelmiş. İsyan noktasına bu kadar gelinmiş ve susulmuş ilk kez. Herşeye mantıklı açıklama yapan herşeye kendi çabasında bir çözüm bulan ben ilk kez bu kadar çözümsüz olmuşum. ...
Baba seviyorum seni nolur gitme ...
Baba seviyorum seni nolur gitme ...
7 Ağustos 2009 Cuma
Hindistan Hicoş'un gidebileceği son nokta değişmiş !
Gördüğüm rüyalar arasında en uç noktada olanı Hindistana gitmiş olmam olanıydı. ve artık yok bunun üzerine birşey olamaz Kendi kendimi aştım derken :); Dün gece Venüs'e gitmeyi planlıyordum ya... Sanırım artık bununla ilgili bir çözümbulmanın vakti geldi. Hani şöyle bir rüya görmüş olsam, karınca üstünde seyahate gidiyorum abartı şu şekilde ifade edilirdi herhalde bari pire ilede uçsaydın denir ama Venüs' e gitmek ! nasıl ifade edilir bilemedim :D kendi içimde çözümsüz kaldım :D
6 Ağustos 2009 Perşembe
Hicoşun rüya alemi
Günlük hayatını mon0ton yaşayan ben rüya aleminde tuhaf karakterlere bürünüyorum. Uzun metraj film çekiyorum her uyuduğum sürede 2, 3 tane. Sırf rüyalarım yüzünden reankarnasyona inanmaya başayacağım. Eğer rüya görmek bilinç altındakilerse bilinç altımda bunlar olmaz diyerek gördüğüm enterasan bir rüyadan kesitler aktarıyorum :)
Hicoş Hindistan'da
TCDD ile hindistana gitmişim. Cebimde dolarlar orada dolar geçmiyor diye bir dövizciye giriyorum. Dövizci birden TCDD gişesi oluyor. Soruyorum gişedeki kıza burada meydan gibi gezilecek görülecek neresi var diyorum. Kız bilmiyorum diyor. Hemen rüyamda bir mantık yürütüyorum :) Herhalde hergün çalışmak için Hindistan'a geliyor Türkiye'den. (Hindistan'ı ne olarak görüyorsam Bakırköy'den Taksim'e geçiyor sanki :) ) ondan bir yeri bilmiyor diyorum kendi kendime ahhaha :D Neyse kendi başıma çıkıyorum gezicem gelmişim te Hindistanlara kadar gezilcek hiç bir yer yok. Yol soracağım olmayan ingilizcemle bir çaba sarfediyorum İngilizce konuşmaya kara kara hintli adamlarla (korktum :S) ve 4 ingilizce konuşma deneyimi arkasında 3 tane Türk'e çattım (nereye gitsden çatarsın derler ya ryamda bile var :D ) :D hiç birşey öğrenemeden kayboldum ve başladım yol bulmaya acelm varmış. Acelemde bir o kadar enterasan Eskişehirdeki düğüne yetişecekmişim yoksa anneanemden kaçak gittiğimi anlarlarmış. Hayır birde gizli kapaklı gidiyorum hem yanlız hem de teee hindistanlara :D ...
Evet rüyaya bir kaç yorum:D
- Hicran açıkta kalmışsın kuzum. El-cevap : o gün çok soğuktu butün gece yorgana sarılıydım.
-Bilinç altı bu . Hicoş cevap: amerika falan görsem evet bilinç altı ama Hindistan ve kara adamalr sonrada kalk Eskişehir'e düğüne yetişmeye çalış. Eğer bilinç altımsa artık ondan korkuyorum :)
-Çok yemek yemişsindir kabus bu kabus . Hicoş cevap: bilmiyormusun aaaa recimdeyim :)
....
herşeye bir cevabım var ama rüyalarıma artık yok :D Bilinç altım , rüyalarım ve ben her zaman yazacağız ...
Hicoş Hindistan'da
TCDD ile hindistana gitmişim. Cebimde dolarlar orada dolar geçmiyor diye bir dövizciye giriyorum. Dövizci birden TCDD gişesi oluyor. Soruyorum gişedeki kıza burada meydan gibi gezilecek görülecek neresi var diyorum. Kız bilmiyorum diyor. Hemen rüyamda bir mantık yürütüyorum :) Herhalde hergün çalışmak için Hindistan'a geliyor Türkiye'den. (Hindistan'ı ne olarak görüyorsam Bakırköy'den Taksim'e geçiyor sanki :) ) ondan bir yeri bilmiyor diyorum kendi kendime ahhaha :D Neyse kendi başıma çıkıyorum gezicem gelmişim te Hindistanlara kadar gezilcek hiç bir yer yok. Yol soracağım olmayan ingilizcemle bir çaba sarfediyorum İngilizce konuşmaya kara kara hintli adamlarla (korktum :S) ve 4 ingilizce konuşma deneyimi arkasında 3 tane Türk'e çattım (nereye gitsden çatarsın derler ya ryamda bile var :D ) :D hiç birşey öğrenemeden kayboldum ve başladım yol bulmaya acelm varmış. Acelemde bir o kadar enterasan Eskişehirdeki düğüne yetişecekmişim yoksa anneanemden kaçak gittiğimi anlarlarmış. Hayır birde gizli kapaklı gidiyorum hem yanlız hem de teee hindistanlara :D ...
Evet rüyaya bir kaç yorum:D
- Hicran açıkta kalmışsın kuzum. El-cevap : o gün çok soğuktu butün gece yorgana sarılıydım.
-Bilinç altı bu . Hicoş cevap: amerika falan görsem evet bilinç altı ama Hindistan ve kara adamalr sonrada kalk Eskişehir'e düğüne yetişmeye çalış. Eğer bilinç altımsa artık ondan korkuyorum :)
-Çok yemek yemişsindir kabus bu kabus . Hicoş cevap: bilmiyormusun aaaa recimdeyim :)
....
herşeye bir cevabım var ama rüyalarıma artık yok :D Bilinç altım , rüyalarım ve ben her zaman yazacağız ...
4 Ağustos 2009 Salı
Tuhaflıklar silsilesi, vukuat kraliçesi ( 1 )
Yanlışlıklar ve hataları bir insan bu kadar üstüne çekebilir!
Teknolojik vukuat
"EKTE YER ALAN KİŞİNİN ACİL İŞE İHTİYACI VAR
İLGİNİZİ BEKLİYORUM
OLUMLU YADA OLUMSUZ DÖNEBİLİRSENİZ BANA SEVİNİRİM
İLGİNİZE TEŞEKKÜRLER"
mailime gelen bir mail uzantısı docx oduğundan açamadım ve çok sammi bir arkadaşımdan geldiği için şöyle bir cevap yazdım.
"şekercim doc uzantılı gönderirmisin cv yi "
hiç tanımadığım birinden gelen bir mail aynen aşağıdaki gibi :
"Hicran hanım merhaba
bana bir mail göndermişsiniz ayrıca şekercim iltifatınızıda teşekkür ederim :)) ama ya yanlış gönderdiniz yada çıkaramadım sizi"
Teknolojik konuda, bilgisayarın masa üstünde başlat çubuğu var denildiğinde bilgisayar masası üzerinde çubuk armakayacak kadar iyi sayılırım :). Meğerse arkadaşımın gönderdiği adreslerin hepsine gizli (bcc) den göndermişim (şekercim doc uzantılı gönderirmisin cv yi) mailimi.
daha neler gelecek bakalım başımıza gelecek gelmekte ve gelmiş olanları tüm zamanlarda paylaşacağım :)
Teknolojik vukuat
"EKTE YER ALAN KİŞİNİN ACİL İŞE İHTİYACI VAR
İLGİNİZİ BEKLİYORUM
OLUMLU YADA OLUMSUZ DÖNEBİLİRSENİZ BANA SEVİNİRİM
İLGİNİZE TEŞEKKÜRLER"
mailime gelen bir mail uzantısı docx oduğundan açamadım ve çok sammi bir arkadaşımdan geldiği için şöyle bir cevap yazdım.
"şekercim doc uzantılı gönderirmisin cv yi "
hiç tanımadığım birinden gelen bir mail aynen aşağıdaki gibi :
"Hicran hanım merhaba
bana bir mail göndermişsiniz ayrıca şekercim iltifatınızıda teşekkür ederim :)) ama ya yanlış gönderdiniz yada çıkaramadım sizi"
Teknolojik konuda, bilgisayarın masa üstünde başlat çubuğu var denildiğinde bilgisayar masası üzerinde çubuk armakayacak kadar iyi sayılırım :). Meğerse arkadaşımın gönderdiği adreslerin hepsine gizli (bcc) den göndermişim (şekercim doc uzantılı gönderirmisin cv yi) mailimi.
daha neler gelecek bakalım başımıza gelecek gelmekte ve gelmiş olanları tüm zamanlarda paylaşacağım :)
Bir blogum var artık...
KeremKaramel'in önerisiyle açılmıştır... Teşekkürlerrr
Geçmişte inanırdım yazma kabiliyetimin olduğuna şimdilerde rakamlarla uğraşmaktan harflerle aram bozuk sanırım :) Birazcık ruh törpüleme olacak bu başlangıcım.
Geçmişte inanırdım yazma kabiliyetimin olduğuna şimdilerde rakamlarla uğraşmaktan harflerle aram bozuk sanırım :) Birazcık ruh törpüleme olacak bu başlangıcım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

